T.C. Cumhurbaşkanlığı
Diyanet İşleri Başkanlığı

Isparta Müftülüğü

19.03.2018

Üç Aylar ve Regaib

Üç Aylar ve Regaib

Kameri aylardan Recep, Şaban ve Ramazan ayları, manevi iklimi ile ruhlarımızı kuşatan, gönüllerimizi ferahlatan üç aylardır. Bu mübarek aylar feyz ve bereketle dolu mübarek geceleri de barındırmaktadır. Recep ayının ilk Cuma gecesi Regaib kandili, 27. Gecesi Mirac kandili, Şaban ayının 15. Gecesi Berat kandili ve Ramazanın 27. Gecesi ise Kadir gecesidir.

  Müslüman, Rabbimizin “Ölüm sana gelinceye kadar Rabbine ibadet et” (Hicr 15/99) emri gereğince şuurlu bir kul olmalı, ubudiyetin idrakiyle yaşamalı ve inancının gereğini hayata aksettirmelidir. Bu sebepten dolayıdır ki insan için zamanın her anı kaybedilmeyecek bir değerdir. Ancak bazı zamanlar ve mekânlar vardır ki dinimiz onlara özel bir değer atfetmiştir. Böyle kıymet arz eden, ibadetlerde baharın yaşandığı bereketli bir mevsime millet olarak coşkuyla kutladığımız 18 Mart Çanakkale Zaferinin peşinden girmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

Bu yıl 19 Mart Pazartesi günü itibariyle üç ayların başlangıcı ve 22 Mart Perşembe akşamı da kıymeti ve değeri büyük, rağbet edilmesi gereken bir rahmet ve mağfiret gecesi olan Regaib Kandilidir. Müslümanın hayatına bir ivme katacak, farkındalık meydana getirecek olan bu mübarek gecelerin kıymeti iyi bilinmeli ve gereği gibi değerlendirilmelidir.

Yüce Rabbimiz zaman tayini ve ayların ehemmiyetiyle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: “Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah´ın hükmüne göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu doğru hesaptır. O aylar içinde (Allah´ın yasaklarını çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin...”[1] Bu ayet-i kerimede ifade edilen günah işlemekten, haksızlık etmekten, fitne çıkarmaktan uzak durulması ve güven ortamının sağlanması gereken haram ayların hangileri olduğunu Hz. Peygamber (s.a.s) şu hadisleriyle açıklamıştır: "Muhakkak zaman Allah'ın yarattığı günkü şekliyle akıp gitmektedir. Sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Bunlardan üçü peşpeşedir: Zilkade, Zilhicce, Muharrem, bir de Cemaziyel-ahir ile Şaban ayları arasında bulunan Recep Ayı''dır[2].

Allah Rasulü de (s.a.s) üç aylardan Recep ve Şaban ayına bütün ayların sultanı Ramazan’a hazırlayıcı olmaları bakımından değer vermiş ve bu aylarda bulunan bir takım geceleri ise özellikle ibadetle geçirmiştir. Bu aylardan birincisi olan Recep ayı, içerisinde Regaib ve Miraç gecelerini barındırırken Şaban ayı Berat gecesi ile taçlanmaktadır. Şaban Ayı’nın 15. Gecesi olan Berat gecesi ile ilgili olarak Allah Rasulü şöyle buyurmaktadır: “Allah Teâlâ Şaban’ın 15. gecesi dünya semasına rahmet nazarıyla bakar ve Kelb kabilesine ait koyunların kılları sayısından daha fazla kişiyi bağışlar”[3]Böylesi zamanların değerini bilerek Allah’ın rızasını kazanmaya gayret etmek, geçmişin muhasebesini yaparak yeni yol haritası belirlemek en doğru yaklaşım olarak görünmektedir. Allah Rasulü’nün “Allah’ım! Recep ve Şaban aylarını hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazana ulaştır[4] diye dua ettiği bununla inananları Kur’an ikliminin egemen olduğu Ramazan ayına hazırlama arzusu yatmaktadır.[5]

Birey, aile ve toplumun barış ve huzurunun sağlanmasında üç ayların etkisi oldukça büyüktür. Bu mübarek zaman dilimleri vesilesiyle Rabbimizin bize atfettiği değerin farkına vararak İslam’la bağdaşmayan hayat tarzlarını bırakıp peşinde koştuğumuz hırs, haset, şehvet ve şöhret düşkünlüğünü yıkmalıyız. Bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek, yaratıcımıza, ailemize, çocuklarımıza, milletimize ve tüm insanlığa karşı görev ve sorumluluklarımızın olduğunu bir kez daha hatırlamalıyız. Yanlış ve kusurlarımızdan dönmeli, elimizi ve gönlümüzü uzanabileceğimiz herkese açmalıyız. Aramızdaki çatışma ve kırgınlıkları, şahsi menfaat hesaplarını bir tarafa bırakmalıyız. Yüce Dinimizin bizden istediği sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulması, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesi, insanî ve ahlâkî meziyetlerin yaygınlaşması için çaba göstermeliyiz. Kaybetmeye yüz tutan birçok değerin farkına varıp derin ve halisane bir tefekkürün kapısını aralayarak yeni bir başlangıç ile ihsan makamında yaşamaya gayret etmeliyiz.

Bu duygu ve düşüncelerle Isparta’mızda yaşayan kardeşlerimizin, milletimizin ve bütün İslâm âleminin mübarek üç aylarını ve Regaib Kandili’ni tebrik ediyorum.  Bu vesileyle İslâm dünyasında akmaya devam eden kanın ve gözyaşının bir an önce durmasını; insanlığın ortak huzurunu tehdit eden terör, şiddet, savaş ve düşmanlığın yerini barış ve huzura bırakmasını, bu aylarda yapacağımız ibadet ve duaların kabul olmasını; ayrıca yurt içinde ve yurt dışında devletimiz, milletimiz ve mukaddesatımız uğrunda mücadele eden kahraman ordumuz ve güvenlik güçlerimize de yardım ve başarı ihsan etmesini Cenâb-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

 

Mevlüt ŞAHİNER

İl Müftü V.

 

 

[1] Tevbe, 9/36.

[2] Buhari Edahi 5, Tevhid 24.

[3] Tirmizi, Savm, 39.

[4] Taberânî, el Mu’cemu2l- evsat,IV,189.

[5] Hadislerle İslam, I, 334,335.