19.01.2017
Son günlerde ilimizde yaşanan ve medyaya yansıyan vahşet görüntüleri üzerine yazılmıştır.
Yüce dinimiz İslam'ın getirdiği değerler sistemi yalnız insana değil, Allah'ın yaratmış olduğu tüm mahlukata merhamet ve sevgi ile muameleyi öngörmektedir. Merhamet, Allah Teala'nın Rahman isminin bir tecellisidir ki, Yüce Rabbimizin bizlere fıtrat olarak bahşettiği bu merhamet duygusu hayatımızın her anında gerek insanlara gerekse diğer mahlukata karşı insani bir sorumluluğumuzdur.
Hz. Peygamber (s.a.s) Efendimiz bütün mahlukata karşı sergilediği merhametli tavrı hayvanlardan da esirgememiş ve Allah'ın merhametine mazhar olmanın şartı olarak yaratılanlara merhametli davranmayı tavsiye etmiştir. Bir hadislerinde "Merhamet edene Rahman da merhamet eder. Siz yerdekilere merhamet ediniz ki gökteki de size merhamet etsin" (Ebu Davut, Edeb, 58) buyurmuş, yaratandan dolayı yaratılanı seven rahmet peygamberi hiçbir canlıyı aşağılamamış, hor görmemiş ve "Hayvanlar olmasaydı semadan yağmur inmezdi" (İbn Mace, Fiten, 22) buyurarak hiçbir günahı olmayan o canlıları Yüce Allah'ın rahmet vesilesi olarak görmüştür.
Muhtaç olan hayvanların beslenme ve barınma gibi ihtiyaçlarını karşılamak Allah'ın affına mazhar olmaya vesile olduğu gibi zavallı hayvanları aç ve susuz bırakmak da O'nun azabına sebep olmaktadır. Nitekim yolculuğu esnasında susamış bir köpeği sulamak için tekrar kuyuya inerek ayakkabısı ile ona su taşıyan bir kişinin Allah'ın hoşnutluğunu kazandığı ve bağışlandığı (Buhari, Müsakat,9; Müslim, Selam, 153), evindeki kediyi hapsederek aç ve susuz bırakan kadının ise İlahi azaba müstahak olduğu (Buhari, Bed'ü'l Halk, 16) hadis rivayetlerinde geçmektedir. Alemlere Rahmet olarak gönderilen (Enbiya, 21/107) kutlu elçi mahlukata kötü muameleyi, hayvanların hedef tahtası olarak kullanılmasını, hayvan dövüşlerini, onların yüzlerine damga vurulmasını, uzuvlarının kesilmesini, fıtrat harici kullanılmalarını yasaklamıştır.
Rahmet elçisinin örnek şahsiyetinde en güzel örneklerini müşahede etme imkanı bulunan bu değerler, İslam medeniyetinin her döneminde aynı hassasiyetle yaşatılmaya çalışılmıştır. Hz. Peygamber'in ifade buyurduğu üzere, bir Müslüman'ın diktiği ağacın meyvesinden herhangi bir hayvanın yediği lokmaya bile sadaka değeri atfeden (Buhari, Edeb, 27) rahmet toplumu, tarih içerisinde bu şuurdan hareket ederek hayvan haklarına dair ayrı bir hukuk meydana getirmiştir. İslam medeniyetinin ulaştığı pek çok yerde hayvanların bakımı ve korunması için özel vakıflar kurulmuş, kuşların beslenmesi için Cami duvarlarında kuş evleri yapılmış, hayvanlara normalden fazla yük yüklenmesi fermanla yasaklanmıştır.
Fakat günümüzde ise hayvanlara karşı gösterilmesi gereken hassasiyet yerini adeta düşmanlığa bırakmıştır. Sevgi ve merhamet yoksunu dünyamızda hayvanların bir kısmı doğal ortamlarının dışında bir süs eşyası gibi kullanılırken, büyük bir kısmı da nesillerinin tükenmesi ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadır. Pek çok hayvan aç ve susuz bir şekilde yaşamaya çalışmakta, ağır yük taşımaya zorlanmakta, bir eğlence unsuruymuş gibi kullanılarak istismar edilmekte ya da farklı sektörlerde hammadde olarak kullanılmak üzere acımasızca katledilmektedir. Oysa Allah'ın rahmetini kazanmak O'nun mahlukatına karşı merhametli davranmakla ilişkilidir. Bu yüzden insan, her canlıya insani, vicdani ve ahlaki muameleyle mesul olduğunu unutmamalıdır.
Son günlerde medyada yer alan Isparta'mızda bir köpeğin kulaklarının kesilip önüne konması ve bu vahşetin sosyal medya yoluyla paylaşımı hepimizi derinden yaralamıştır. Bununla birlikte kamuoyunda verilen tepki ve gösterilen hassasiyet toplumumuzun vicdanında merhamet duygusunun hâlâ sönmemiş olduğunu göstermesi bakımından umut vericidir. Unutulmamalıdır ki, bu gün bir hayvana uygulanan işkence ve vahşet, özellikle içinde bulunduğumuz asırda ve son yıllarda insanlığın vicdanlarında yaşanan körelmenin ve mahlukatın en şereflisi olan insana merhametin ortadan kalkışının bir yansımasıdır. Merhamet medeniyetinin bireyleri olarak, başta insanlar olmak üzere tüm mahlukata şefkat ve merhametle yaklaşmalı yaratılanı yaratandan dolayı sevmemiz gerektiği bilincini yaşatmalı ve gelecek kuşaklara aktarmalıyız.
Galip AKIN
İl Müftüsü